Birlik Ekspresi: Bir Sosyal Ağ

Bir zamanlar Facebook yokken, tren yolları vardı. Mektuplarımızı, gazetelerimizi, uzaktaki akrabalarımızı ve arkadaşlarımızı taşıyan demiryoluydu. Telgraflarımızı, gıdaları ve giysilerin ulaştırılmasını sağladı. Bu ayrıca her yeni mil ile genişleyen dünya çapında yüksek hızlı bağlantıyı da sağlamaktaydı. Ama nasıl oldu da demiryolları bizleri bir arada tutmakta bu kadar önemli bir hale geldi? Tam olarak ne tür bağlantılar sağladılar? Ve, bu internet çağında zamanın bu muhteşem sosyal ağları, gerektiği kadar kullanıyor muyuz?
Demiryolunun temel amacı coğrafi bağlantılar yapmak. Parça malların taşınması için fabrikalari ve işletmeleri bağlamak da bu işe dahil. Insanları taşımak için de istasyonları birbirine bağlamak gibi bir görev üstlenmiş durumda. 19uncu yüzyıl boyunca büyüyüp gelişen demiryolu ağı birçok sınır aştı. Hızlı trenler şehir, şehir ülke, ülke birbirleriyle yarıştı. Dünya bir anda daha küçük, daha hızlı bir yer haline geldi. Yolcu ve yük taşımak rüzgar gibi bir hızda devasa uzunluklar kat etmeye başladı.
Aynı zamanda demiryolları tarafından yapılan fiziksel bağlantılar, küresel toplum üzerinde derin etkiler bırakmakta. Insanlar ve yerler arasındaki bağlantılar radikal bir şekilde değişti.Yerel haberler, ulusal ve uluslararası bir kimlik kazandı. Gazeteler ve haberler daha önceden olmadığı kadar hızlı hareket etmeye başladı. Mektuplar ve paketler kıtalar arasında bir yarışa girdi, Aden’in sözleriyle açıklamak istersek “tüm uluslardan dedikodular” dünyaya ulaşmaya başladı. Noel kartları, her zamankinden daha hızlı, tüm iyi dileklerimizi kıtanın öbür ucuna taşımaya başladı. Askerler, savaş sırasında siperlerde bu dileklerle kalplerini ısıttı ve sevdiklerinin haberlerini aldı. Telgraf telleri, teknolojik iletişim ağları, yeni bir sistem oluşturmak için tren yolları boyunca gerildi.
Demiryolları, mal ve gazeteleri taşımakla meşgulken, aynı zamanda insanları da taşıyordu. Bir anda tren vagonları insanlarla dolup taştı. Zamanla çeşitli bağlantılar da oluşmaya başladı, örneğin ödenen parayla size sağlanan koltuk ya da sınıf farklılaştı. Demiryolları ve bağlantı noktaları olan istasyonlar gelişmeye başladı. Çoğunlukla da yolculukları süresince diğer gezginlerle paylaşılan klostrofobik ortamları kullanan bir yolcu profili oluştu.
Geniş bant bağlantıları ve dial-up hızları tren saatlerinden daha önemli bir hale geldi. Artık arkadaşlarımızla chat-odalarından konuşur olduk, mektubumuz da elektronikleşti. Buharlı tren bir müzede nadide bir parça haline geldi. Ancak gerçekten Google Maps üzerinden Londra’yı gezmek bizi tatmin ediyor mu? Internet üzerinden gerçekten Istanbul’u yaşamış olabilecek miyiz? Demiryolundaki o az rastlanan romantizm, fiziksel hız ve muazzam toplumsal tarih, gerçekten öldü mü?
Dünya her gün daha da küçük bir yer haline geliyor ve insanlar aralarında gün geçtikçe daha fazla elektronik bağlantılar kurmaya devam ediyor. Ancak hala trenler bize “çevrimiçi” tadına varılamayacak yolculuklar sunuyor. Bunlar arasında malzeme alışverişi için mekanlar da var ama bunu sağlarken ortak bir dünya görüşü oluşturmamızı bizden istiyor. Bir tren yolculuğu eskiden hız sağlarken artık zaman sağlıyor, arkamıza yaslanıp  çevremizdekilerin tadına varmamıza fırsat veriyor. Bir tren yolculuğunda gerçekten bütünüyle o mekanda yer almanız ve hissetmeniz gerekiyor. Sinir bozucu e-posta ya da telefon görüşmeleriyle uğraşmaya gerek yok. Sadece sakin olun ve etrafınızdaki insanları tanımaya çalışın. Kim bu insanlar? ve nereye gidiyorlar?
Demiryolu hepimizin bir zamanlar deneyimlediği birşey olan sosyal etkileşimi de geliştiriyor. Insanların bir odada oturup yüz-yüze iletişime geçtikleri zamanları geri getiriyor. Trenler, dijital teknolojiler karşısında ve yüksek hızlı kullanımların gerisinde kalmış olsa da sosyal servisi ve insanları bir araya getirmesiyle hala muazzam bir görevi sürdürüyor. Vagonlar insanları ve malları bir araya getirirken: hem toplu ulaşımı hem de kamusal alanları yaratıyor.
Birlik Ekspresi treni demiryolunun köklü geçmişine hizmet ederek insanları, şehirlere, tarihlere ve teknolojilere bağlıyor. Iletişim ve fikir paylaşımları bu projeye enerjisini veren elementler ve trenlerin hala önemli bir sosyal ağ olabileceğinin kanıtı. Demiryolları hız ve açgözlülük tarafından tüketilen bir dünyada oluşturuldu. Bizim sormamız gereken soru ise demiryolları nihayet bu dünyayı değiştirme ve birbirine bağlama konusunda bize yardım edebilir mi? Gelin yalnızca bir trenden kaç farklı dünya-görüşü çıkabilir birlikte görelim.

Çeviri: Duygu Öcal
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 Unported License.
Special thanks to Caro Grafisch Ontwerp, Wouter Buning, Seema and Trinoco Web & Media for helping setting up this website! Without them it couldn't have been this good!